Aynadaki Münzevî
34 Takipçi | 0 Takip
26 10 2016

Link : Devamı

25 10 2016

Kıraç-Talihim Yok Bahtım Kara

Link : www.youtube.com Devamı

10 07 2013

HAYDİ DÖN TEMLİHÂ

HAYDİ DÖN TEMLİHÂ |  görsel 1

    "Yoksa sen Ashâb-ı Kehf’i ve rakîm'i şaşılacak âyetlerimizden mi sandın?" (Kehf sûresi, Âyet/9)     Temlihâ, Hatırla… Küçükken, ilk sizin isimlerinizi ezberletmişti anneannem bana. Her sabah, yirmi bir besmele okunmuş âyetli tastan içtiğim suyun efsûnları ruhumu berzâha savururken tanışmıştım ruhlarınızla… Minik parmaklarım ilk sizi saymaya başlamıştı çocukça bir heyecanla; “Misilîna, Mekselîna, Temlihâ, Mernûş, Debernûş, Şazenûş, Kefeştatayyûş ve Kıtmîr!” Rüyalarıma girerdiniz kimi zaman, çoğunlukla da Ramazan aylarında, pembe bulutlar üzerinde uçan ruhum, bin bir maceradan sonra ulaşırdı Encülüs Dağı’na, yanınıza… Bir mağaranın içinde sessizce uyuyordunuz kocaman taştan karyolalarınızda. Ben, daha çok korktuğum, ya da hasta olduğum zamanlarda yanınıza sokulup uyumak isterdim. Teslimiyet içinde açılan minik avuçlarım, isimlerinizi saydıktan sonra yakarırdı yüce Yaradanına; “Mağara arkadaşlarının hatırı için, hastalığıma ve bütün hasta kullarına şifa ver Rabb’im!..” Çocukluğumun hastalanarak geçen gecelerinin her nazlı sabahında, daha gözlerimi açmadan, ilkin fısıltı halinde, sonra çıngırak seslerini andıran bir isim tekrarlanırdı kulaklarımda; “Temlihâ… Temlihâ… Temlihâ…” Tâ ki gözlerimi açana dek başucumdaki hayâlin babam olduğunu sanırdım. Yatağımdan doğrulduğumda, az önce perdelerin arasından hışırtıyla sıyrılıp gidenin sen olduğunu anlardım. Fırlayıp koşardım pencereye ve; “Temlihâ…” diye seslenirdim ardından bembeyaz bulutlara.  Sevgiyl... Devamı

09 07 2013

HAYY DEDİN ve DİRİLDİM!

      Efendim! Hayy dedin ve dirildim! Hayy dedin! Ben bir zemberekteydim… Hayy dedin ve ben çark ettim!   Meğer bir cezbe hâlinde yıllarca dönerken kelimelerim, etrafında çark ettiğimin farkında bile değilmişim. Öylesine içimdeymişsin ki… Öylesine yanımda ve yakınımda… Belki de rüzgâr diye başımı okşayan meltemler senin elindi çocukluğumda… Belki de ürkek, küçük serçeler gibi yüreğim her attığında, kuşların duasına ortak olmam senin dÂvetindi. Ben seni sevdim Efendim… Sen Hayy dedin ve ben çark ettim!.. Sen Hayy dedin!.. Pîrimin elinde zembereğim… Sevdim… Seni sevdim… Seni sevdim… Ben seni sevdim Efendim… Bilmedim… "Sen Hayy dedin, ben dirildim!.." http:// Yani o kadar yanımda ve benimleymişsin ki… Meğer boşunaymış bunca çabalamam. Boşunaymış kelime toprağında bunca mânâ aramam.  Anladım ki, boşunaymış bunca kâl… Ne kitaplar yazıyor, ne de bir karşılığı var bu dilin… Anladım ki, aşk kâl ile değil, hâl ileymiş. Sen Hayy dedin… Pîrimin elinde zembereğim… Sevdim… Seni sevdim… Seni sevdim… Ben seni sevdim Efendim…Bilmedim… "Sen Hayy dedin, ben dirildim!.." http:// Yani çok başka bir şeymiş Efendim… Yani çok başka bir şey… Hani Ahmed er-Rüfaî Hazretleri'nin "aşk, aşk, aşk" diyerek sema ederken kaybolması gibi… Hani Geylan Hazretleri’nin elindeki güldân gibi, kâinatın ortasında açan gül desenli nebulalar gibi… Bir aşk çemberinin ortasında kaybolmakmış anladım… Anladım ki, kâl ile değil, hâl ileymiş Efendim… Anladım ki, bir ateş... Devamı